Westminster İnanç Açıklaması Ana Sayfa
Aklanma
I. Tanrı, etkin olarak çağırdığı kişileri, aynı zamanda karşılıksız olarak akladı:[1] bunu, onların içine doğruluk koyarak (kendi doğalarına doğruluk doğasını karıştırarak) değil ama günahlarını bağışlayarak, ve onları doğru kişiler sayıp kabul ederek; ne onların içlerinde gördüğü, ya da onlar tarafından yapılan herhangi bir şeyden, ama yalnızca Mesih’in uğruna; ne de içlerine inanma eylemi olan iman ya da kendilerine doğruluk olarak sayılabilecek her hangi bir itaatkarlık koyarak değil; ama Mesih’in itaatini ve tatminini onların sayarak[2] yaptı, bu kişiler O’nu ve O’nun doğruluğunu iman aracılığıyla aldılar ve iman aracılığıyla bunlara dayandılar (güvendiler); o iman ki kendilerinden kaynaklanmamıştır ama Tanrı’nın armağanıdır.[3]
II. Mesih’i ve O’nun doğruluğunu alıp, bunlara dayanma eylemi olan iman, aklanmanın gerçekleştiği tek yoldur:[4] ancak aklanan kiţide tek başına değildir ama her zaman için diğer kurtaran lütufları beraberinde bulundurur ve bu da ölü değil, sevgiyle etkin olan bir imandır.[5]
III. Mesih, itaati ve ölümüyle, bu ţekilde aklanan herkesin borcunu tamamıyla kapatmıştır, ve onların yerine Babasının adaletini uygun, gerçek ve tam olarak tatmin etmiştir.[6] Fakat her ne kadar Mesih, Baba tarafından günahkarlar için verilmiş;[7] O’nun itaati ve tatmini onların sayılmış[8] ve bunların her ikisi de onlardaki her hangi bir şeyden kaynaklanmamış olsa da, onların aklanmaları sadece Tanrı’nın karşılıksız lütfu nedeniyledir;[9] öyle ki Tanrı’nın adaleti ve zengin lütfu bu günahkarların aklanmasında yüceltilsin.[10]
IV. Tanrı, tüm sonsuzluğun başında, tüm seçilmişlerin aklanmasını hükmetti,[11] ve Mesih, zamanın doluluğunda bu kişilerin günahları için ölmeye ve aklanmaları için tekrar dirilmeye geldi:[12] ne var ki, bu kişiler uygun zamanda Kutsal Ruh’un Mesih’i onlara uyguladığı ana dek aklanmazlar.[13]
V. Tanrı, aklanmış olan kişilerin günahlarını bağışlamaya devam eder;[14] ve bu kişilerin her ne kadar aklanma konumundan düşmeleri asla mümkün olmasa da,[15] günahları nedeniyle Babaları olan Tanrı’nın kendilerinden hoşnutsuz olmasına ve yüzünü onlardan saklamasına sebep olabilirler. Kendilerini alçaltıp, günahlarını itiraf edip, bağışlanma dileyip, iman ve tövbeleri yenilemedikleri sürece bu durumda kalırlar.[16]
VI. Eski Antlaşma altındaki günahkarların aklanmaları, bu yönlerden, Yeni Antlaşma altındaki günahkarların aklanmaları ile aynıydı.[17]
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Rom. 8:30; Rom. 3:24
[2] Rom. 4:5-8; 2.Kor. 5:19-21; Rom. 3:22,24-25,27-28; Tit. 3:5,7; Eph. 1:7; Yer. 23:6; 1.Kor. 1:30-31; Rom. 5:17-19
[3] Elç.İşl. 10:44; Gal. 2:16; Fil. 3:9; Elç.İşl. 13:38-39; Ef. 2:7-8
[4] Yuh. 1:12; Rom. 3:28; Rom. 5:21
[5] Yak. 2:17,22,26; Gal. 5:6
[6] Rom. 5:8-10,19; 1.Tim. 2:5-6; İbr. 10:10,14; Dan. 9:24,26; İşa. 53:4-6,10-12
[7] Rom. 8:32
[8] 2.Kor. 5:21; Matta 3:17; Ef. 5:2
[9] Rom. 3:24; Ef. 1:7
[10] Rom. 3:26; Ef. 2:7
[11] Gal. 3:8; 1.Pet. 1:2,19-20; Rom. 8:30
[12] Gal. 4:4; 1.Tim. 2:6; Rom. 4:25
[13] Kol. 1:21-22; Gal. 2:16; Tit. 3:4-7
[14] Matta 6:12; 1.Yuh. 1:7,9; 1.Yuh. 2:1-2
[15] Luka 22:32; Yuh. 10:28; İbr. 10:14
[16] Mez. 89:31-33; Mez. 51:7-12; Mez. 33:5; Matta 26:75; 1.Kor. 11:30,32; Luka 1:20
[17] Gal. 3:9, 13-14; Rom. 4:22-24
Westminster İnanç Açıklaması Ana Sayfa