Westminster İnanç Açıklaması Ana Sayfa
Yasaya Uygun Yeminler
I. Yasal yemin, dini tapınışın bir parçasıdır;[1] öyle ki kişi uygun bir durumda bunu yapmakla kesin bir şekilde yemin ederek Tanrı’yı bu iddia ya da vaatlere tanıklık edip, yemin ettiği şeylerin doğruluğuna ya da yanlışlığına göre kendisini yargılamaya çağırır.[2]
II. Tanrı’nın ismi, insanların üzerine yemin etmeleri gereken tek isimdir; ki bu isim de tüm kutsal korku ve saygıyla kullanılmalıdır.[3] Bu nedenle o görkemli ve korkunç isim üzerine boş yere ya da gelişi güzel yemin etmek; ya da başka her hangi bir şey üzerine yemin etmek günahtır ve bundan nefret edilmelidir.[4] Ancak büyük önem ve ağırlık taşıyan zamanlarda, yemin etmek, hem eski hem de yeni antlaşmada Tanrı Sözü tarafından onaylanmaktadır;[5] bu nedenle bu gibi konularda yasal bir otorite tarafından talep edildiğinde bu yasal yemin edilmelidir.[6]
III. Yemin eden kişi, böylesine ciddi bir eylemin ağırlığının farkında olmalıdır, ve bunu yaparken de hakkında yemin ettiği şeylerin doğruluğundan tamamıyla emin olmalıdır:[7] aynı şekilde kişi, yemin ederek kendisini iyi ve adil olan, ve böyle olduğuna inandığı, ve yapabileceği ve yapmaya karar verdiği şeyin dışındaki hiçbir şeye kendini bağlayamaz.[8] [9]
IV. Çoğul anlam taşımayan, açık ve düz anlamlı sözcükler kullanılarak, düşüncede şüpheye düşmeden yemin edilmelidir.[10] Günah işlenmesini gerektiren bir şey için yemin edilemez ancak günahsız olan herhangi bir şey için yemin edildiğinde, kişiyi, sonunda kendisinin zarar görmesi pahasına sözünü yerine getirme yükümlülüğüyle bağlayacaktır.[11] Ayrıca sapkınlara ya da tanrısızlara karşı bu yemin edilmiş olsa dahi, bozulamaz.[12]
V. Adak, vaatsel yemin ile benzer bir doğaya sahiptir, ve aynı dini itina ile adanmalı, ve aynı sadakatle yerine getirilmelidir.[13]
VI. Herhangi bir yaratığa değil yalnızca Tanrı’ya yemin edilebilir:[14] ve kabul edilebilmesi için gönüllü olarak, imanla ve sorumluluk vicdanıyla, alınmış olan merhamete duyulan şükran tavrıyla ya da istediğimiz bir şeyi almak amacıyla edilmelidir; böyle yapmakla kişi kendini bazı yükümlülükler altına ya da Tanrı Sözü’ne uyduğu sürece diğer sorumluluklar altına sokar.[15]
VII. Hiçbir insan, Tanrı Sözü’nde yasaklanmış olan, ya da Söz’ün içindeki bir buyruğun yerine getirilmesine engel teşkil edecek olan, ya da kişinin kendi gücünü aşan, ve yapmaya yemin ettiği şeyi gerçekleştirmesi için yeterli kılınacağına dair Tanrı tarafından kendisine hiç bir söz verilmemiş olan bir şeyi yapmaya yemin edemez.[16] Bunun ışığında, daimi bekar yaşam, bilinçli fakirlik ve normal itaat antları gibi papalık ve manastır yeminleri, daha yüksek yetkinlik seviyeleri olmaktan çok uzaktırlar, öyle ki, tersine bunlar, hiçbir Hıristiyanın kendisini altına sokmaması gereken batıl ve günahlı kötülüklerdir.[17]
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Tes. 10:20
[2] Çık. 20:7; Lev. 19:12; 2.Kor. 1:23; 2.Tar. 6:22-23
[3] Tes. 6:13
[4] Çık. 20:7; Yer. 5:7; Matta 5:34,37; Yakup 5:12
[5] İbr. 6:16; 2.Kor. 1:23; İşa. 65:16
[6] 1.Kr. 8:31; Neh. 13:25; Ez. 10:5
[7] Çık. 20:7; Yer. 4:2
[8] Tek. 24:2-3,5-6,8-9
[9] Bilinçli olarak boş bırakılmıştır.
[10] Yer. 4:2; Mez. 24:4
[11] 1.Sam. 25:22,32-34, Mez. 15:4
[12] Hez. 17:16,18-19; Yeşu 9:18-19; 2.Sam. 21:1
[13] İşa. 19:21; Vaiz 5:4-6; Mez. 61:8; Mez. 66:13-14
[14] Mez. 76:11; Yer. 44:25-26
[15] Tes. 23:21-23; Mez. 50:14; Tek. 28:20-22; 1.Sam. 1:11; Mez. 66:13-14; Mez. 132:2-5
[16] Elç.İşl. 23:12,14; Markos 6:26; Say. 30:5,8,12-13
[17] Matta 19:11-12; 1.Kor. 7:2,9; Ef. 4:28; 1.Pet. 4:2; 1.Kor. 7:23
Westminster İnanç Açıklaması Ana Sayfa